Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
vergiye bağlamak
Anlamı:

1. bir kimse veya şeyden vergi almak

2. bir yerden, bir kimseden yasal olmayan yollardan para almak, haraç almak


veri

İlgili Kelimeler:

veri bankası, veri dosyası, veri işlem, veri ortamı, veri tabanı, veri toplama, özveri

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done

2. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler

Örnek:

1. Bir romanın verileri.

1. Bir romanın verileri.

3. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları

Örnek:

1. İstatistik veriler.

1. İstatistik veriler.

4. Bilgi, data

Örnek:

1. Eldeki tüm veriler, sızmadan önce gene dayanamayıp onu aradığımı gösteriyor.

1. Eldeki tüm veriler, sızmadan önce gene dayanamayıp onu aradığımı gösteriyor.

5. matematik , matematik , matematik , matematik , Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey

6. bilişim , bilişim , bilişim , bilişim , Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi


veri bankası
Anlamı:

1. isim , isim , bilişim , bilişim , isim , isim , bilişim , bilişim , Belli bir konudaki verilerin derlenip biriktirilmesini ve ilgililer tarafından kolay bir biçimde erişilmesini sağlayan bilgi ortamı


veri dosyası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verilerin sistemli bir biçimde toplandığı belgeler bütünü


veri işlem
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bilgi işlem


veri ortamı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verilerin bir araya getirildiği yer veya durum


veri tabanı
Anlamı:

1. isim , isim , bilişim , bilişim , isim , isim , bilişim , bilişim , Bilgisayar kullanımında çözüme erişmek için işlenebilir duruma getirilmiş bilgi ortamı


veri toplama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verileri bir araya getirme


verici

İlgili Kelimeler:

televizyon verici istasyonu

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veren, verme yanlısı olan kimse

Örnek:

1. Cahilden kral olur ama tarihe vesika verici olmaz.

1. Cahilden kral olur ama tarihe vesika verici olmaz.

2. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse

3. fizik , fizik , fizik , fizik , Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı

Örnek:

1. Anten olursa verici istasyonları da kurulabilir.

1. Anten olursa verici istasyonları da kurulabilir.

4. tıp , tıp , tıp , tıp , Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör


vericilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verici olma durumu


verile emri
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Devlet dairelerinde, ödemenin yapılabilmesi için yetkilinin verdiği izin yazısı, ita emri


verilebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verilebilmek işi


verilebilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Verilme ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Bu, üyelik verilebilmesi için uydurulmuş nazik bir sebeptir.

1. Bu, üyelik verilebilmesi için uydurulmuş nazik bir sebeptir.


veriliş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verilme işi

Örnek:

1. Her yeni şiir derinlerdeki içgüdülerin, tutkuların yeni biçimlerde verilişidir.

1. Her yeni şiir derinlerdeki içgüdülerin, tutkuların yeni biçimlerde verilişidir.


verilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verilmek işi

Örnek:

1. Bunun için, jandarmaya çekidüzen verilmesi ve güçlendirilmesi yeter.

1. Bunun için, jandarmaya çekidüzen verilmesi ve güçlendirilmesi yeter.


verilmek fiil

İlgili Kelimeler:

verile emri

Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Verme işine konu olmak

Örnek:

1. Geç vakit suarenin verileceği büyük konağa gittik.

1. Geç vakit suarenin verileceği büyük konağa gittik.


verilmiş sadakası olmak
Anlamı:

1. büyük bir tehlike veya kaza atlatıldığında söylenen bir söz

Örnek:

1. Hiç böyle okkalı enayilik ettiğin yoktu. Ne oldu sana? Gene verilmiş sadakan varmış.

1. Hiç böyle okkalı enayilik ettiğin yoktu. Ne oldu sana? Gene verilmiş sadakan varmış.


verim

İlgili Kelimeler:

yem verimi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman

Örnek:

1. İşçilerin verimi. Makinenin verimi. Ağacın verimi.

1. İşçilerin verimi. Makinenin verimi. Ağacın verimi.

2. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere

Örnek:

1. Yeni çıkan kitaplar, özellikle yerli yazarların verimleri öne geçiyor hep.

1. Yeni çıkan kitaplar, özellikle yerli yazarların verimleri öne geçiyor hep.

3. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran


verim düşürmek
Anlamı:

1. verimli olmaya engel olmak

Örnek:

1. Siyasi amaçlı ... işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.

1. Siyasi amaçlı ... işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.


verimkâr
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , Verimli


Lisan : Türkçe verim + Farsça -kār

verimkârlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verimlilik


verimli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr

Örnek:

1. Verimli toprak.

1. Verimli toprak.

2. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli

Örnek:

1. Dediğim gibi, yine de verimli olarak tartışılabilir.

1. Dediğim gibi, yine de verimli olarak tartışılabilir.

3. Çok yazan, velut

Örnek:

1. Sonra, sahiden verimli bir de kalemi var!

1. Sonra, sahiden verimli bir de kalemi var!


verimlilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verimli olma durumu, verimkârlık, mümbitlik

Örnek:

1. Bilakis onun derdi, verimliliğine uygun bir çerçeve bulamayışında.

1. Bilakis onun derdi, verimliliğine uygun bir çerçeve bulamayışında.

2. ekonomi , ekonomi , ekonomi , ekonomi , Yatırılmış sermayenin, bir kuruluşun veya bir yatırımın gelir sağlayabilme olanağı, rantabilite


verimsiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Verimi olmayan veya az olan, yetersiz

Örnek:

1. Çok verimsiz bir çalışma.

1. Çok verimsiz bir çalışma.


verimsizleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Verimsizleşmek durumu